KATLİAMA “KATLİAM” DEMEDEN YÜZLEŞME OLMAZ!

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Musa Anter ve Hrant Dink gibi siyasi cinayetlere “faili meçhul” denmesi ya da bu siyasi cinayetlerin yalnızca “tetikçilere” fatura edilmesi gibi, Sivas gibi, Maraş gibi katliamları da yalnızca “üç beş kişiye” fatura edilir ve bu katliamlara “katliam” demekten özenle kaçınılarak, “olay” ya da “hadise” denilerek geçiştirilir…
Sonra da unutturma çabası devreye girer…

Katliamda çocuklarını, analarını, babalarını yitiren ailelerden özür dilenmesi bir yana, Alevi örgütleri başta olmak üzere yüzlerce kişi ve kuruluşun “Madımak Oteli Utanç Müzesi olsun” talebi bilerek ve isteyerek duyulmaz olur…
Madımak katliamı gibi insanlığa karşı işlenmiş bir katliam davasında, her ne hikmetse 28 yılda bir türlü yakalanamayan ama evlenen, belediyede işe bile giren sanıklar için zaman aşımı devreye girer…
Katliama katliam demeden, gerçeklerle yüzleşilmeden, devlet adına ailelerden özür dilenmeden, “Kültür Evi”ne dönüştürülen Madımak Oteli Utanç Müzesi’ne dönüştürülmeden Madımak yanmaya devam edecek…

30 Haziran 2021, İstanbul

Necdet Saraç

Schreiben Sie einen Kommentar