İTTİFAKLARIN VE KAMUCULUĞUN SEÇİMLERE ETKİSİ

2000’lerin başında Güney Amerika’da esen sol rüzgar bugünlerde bir kez daha ve oldukça güçlü esiyor gibi. Arjantin, Bolivya, Honduras, Meksika, Peru ve son olarak Şili’de Boriç’in zaferinden hemen sonra bu kez de hem de solun hiç kazanamadığı 50 milyon nüfusa sahip Kolombiya’da adına “Tarihsel Pakt” dedikleri sol ittifakın adayı Gustavo Petro seçimi ikinci turda kazandı. Eski bir gerilla olan Petro kazanmakla kalmadı, siyahları ve feministleri temsil eden Francia Marquez de Başkan Yardımcısı oldu. İttifak adayı olarak seçimi kazanan Petro hem “Kolombiya değişecek” dedi, hem de “sevgi, anlayış ve diyalog politikası” ile “nefreti geride bırakacağız ve Kolombiya’daki çeşitliliğe rağmen, tek bir Kolombiya” olacağız dedi! Yoksulluğun ve gelir eşitsizliğinin çok büyük olduğu Kolombiya’da sol itifakın lideri Petro ikinci turda ordunun, para militer güçlerin ve iktidarın desteklediği emlak zengini, popülist sağcı ve “Kolombiyalı Trump”olarak adlandırılan Hernandez’e karşı kazandı. Petro kazanırken geniş kitlelerin biriken öfkelerine ve değişim isteklerine “insan onuruna yakışır istihdam, konut ve sağlık hizmetleri, köylüler için toprak reformu, yaşlılar için emeklilik, parasız üniversite eğitimi, temiz enerji, bilim ve teknolojiye yatırım, herkes için adalet ve yolsuzluklarla mücadele vaad ederken, gelir adaleti için milyarderlerden daha fazla vergi alınacağını, halk yoksullaşırken orduya daha fazla bütçe ayrılmayacağını ve Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) ile de kesin barışın sağlanacağını söyledi. Petro milyonlarca Kolombiyalıya “daha çok yolsuzluk, daha çok şiddet ve açlığın olduğu Kolombiya’nın yerine, refahın ve demokrasinin olduğu “Başka Bir Kolombiya” hayalini koydu, solun bütün renkleri bu hayali büyüttüler ve onca olumsuzluğa, ordunun “darbe”, sermayenin “işten atarım” tehditlerine rağmen “elbirliğiyle” başardılar! MİLLET İTTİFAKI ÖNEMLİ! Millet İttifakı, Fransa ve Kolombiya’daki sol ittifaklardan oldukça farklı olsa da, ittifak politikalarında önemli bir örnek. Kaderinin Macaristan’daki gibi mi, Fransa ya da daha da önemlisi Şili ve son olarak Kolombiya’daki gibi olup olmayacağı da, yalnızca CHP’nin ve tek başına Kemal Kılıçdaroğlu’nun elinde olmadığı, bu ittifakın dışında kalan güçlerin, partilerin, sendikaların, aydınların, akademisyenlerin de elinde olduğu kesin! Bazen küçük dokunuşlar kararlılığı ve cesareti büyütür, domino etkisi yapar! Otokrasi ve “yeni faşizm” karşısında geniş ittifaklar oluşturmanın hem doğru hem de mümkün olduğunu gösteren, krizin ve artan gelir adaletsizliğinin karşısında sosyal devleti ve kamucu politikaları koyarak başarılı olan Fransız ve Kolombiya solunun yayacağı ışık umarım önce Eylül’de Lula ile Brezilya’da, en geç 11 ay içinde de Türkiye’de etkili olur ve “yeni bir dünyanın mümkün olduğunu” hepimize gösterir! 23 Haziran 2022, İstanbul Necdet Saraç

Bir cevap yazın