BAŞKA BİR ORTADOĞU MÜMKÜN

Bu gerçekler karşısında kişisel hayallerin ortaya çıkardığı yanlış öngörülerden dolayı duvara toslamış, çökmüş bir politikada ısrar etmek yerine, politika değişikliği, siyasi, ekonomik, askeri ve göç gerçeği nedeniyle bir zorunluluktur! Başından itibaren Arap Baharı’na ve iktidarın Suriye politikasına itiraz eden CHP, “tarih boyunca sıcak çatışmalarla ve savaşlarla dolu, çalkantılı bir bölge olan Ortadoğu’da barış ve istikrarın temini ve bölgede yaşayan halkların huzurlu bir geleceği birlikte kurmalarının zamanı artık gelmiştir” belirlemesi yaparak, üç yıl önce, 2019’da İstanbul’da yaptığı ve neredeyse bütün tarafların katıldığı “Uluslararası Suriye Barış Konferansı”  ile bölgede kalıcı bir barışın olabileceğine dikkat çekmişti. Cumhuriyet Halk Partisi bu konferanstan bir yıl sonra, 2020’de yayınladığı “İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi”nin bu yaklaşımına uygun olarak en önemli hedefleri arasına OBİT’i koymuş ve şu belirlemeyi yapmıştı: CHP, “Akılcı, barışçıl ve gerçekçilikten sapmayan, uluslararası hukuka ve meşruiyete önem veren bir dış politika izlenecektir. Bölge merkezli dış politika yaklaşımından yola çıkarak, kurucu üyelerinin İran, Irak, Suriye ve Türkiye’nin olacağı ve bölgemizde huzur, barış ve istikrar oluşturmayı hedefleyen “Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı” (OBİT) kurulacaktır.” Tahran görüşmesi, çözümün yeni askeri operasyonlarda değil, bölgenin yalnızca dört ülkesini değil bütün ülkelerini, yani başta Türkiye olmak üzere, Suriye, İran, Irak, Mısır, Ürdün, Lübnan, İsrail ve Suudi Arabistan’ı kapsayan, Birleşmiş Milletleri de sürece dahil eden geniş bir barış ve işbirliği teşkilatını işaret ediyor! Bu işaretin ayak izleri takip edilebilirse, bu işaret bizi barışın, istikrarın ve demokrasinin olduğu başka bir Ortadoğu hayaline taşıyabilir! 20 Temmuz 2022, İstanbul Necdet Saraç

Bir cevap yazın