ERDOĞAN YENİ BİR ŞEY SÖYLEMEDİ

Erdoğan’ın aslında artık ezberlenen bir sitili var, konuşmasının bir çok yerinde bunu bir kez daha görmek mümkün oldu. Erdoğan başarısızlığı bile başarı olarak sunma yeteneğine sahip! Ekonomi için de aynısı yaptı; Ülkede yoksulluk ciddi boyutlara varmışken, Türkiye enflasyonda “şampiyonlar liginde” yer alırken, o dünkü konuşmasında “refahı tabana yaymak suretiyle ülkemizi tüm fertleriyle birlikte zenginleştirdik. Üretimi yaygınlaştırarak, sanayiden tarıma her alanda istihdama, işe, aşa erişimi kolaylaştırdık, standart hayat seviyesini büyüttük” dedi. Yetmedi, “takip eden değil, takip edilen bir ülke haline geldik” dedi. Sanki su, elektrik, doğal gaz ve telefon faturasını ödeyemediği için icralık olan 5 milyon aile başka bir ülkede yaşıyor… Sanki, daha önce “Dünyanın 10 büyük ekonomisi arasına gireceğiz, kişi başı gelir 25 bin dolara yükselecek, GSMH 2 trilyon dolar olacak, ihracat 500 milyar dolara çıkacak” diyen kendisi değilmiş gibi bu kez tarih vermese de yeniden telaffuz edebiliyor… Aynı şey kutuplaştırıcı kimlik siyaseti için de geçerli! Kimlik siyasetinin en alasını yapacaksın, nefret suçlarını cezasız bırakacaksın, daha yeni meclise sunduğun torba yasada bile Cemevlerinin ibadethane olduğunu reddederek aslında eşit yurttaşlığı reddedeceksin, Hrant Dink Vakfının yayınladığı “Medyada Nefret Suçları Raporu”nu görmezden geleceksin, sonra da “Türkiye Yüzyılı” için “inancından dolayı dışlanan Müslümanın, dilinden dolayı ayrımcılığa uğrayan Kürdün, meşrebinden ötürü baskı gören Alevinin, haksızlığa maruz kalan bu toprakların evladı Hristiyan ve Yahudinin, kısaca bu ülkede vesayetin gadrine uğrayan kim varsa herkesin yanında olduk, mücadelesine destek verdik, kayıplarını telafi ettik” diyeceksin! Dünkü toplantı genel geçer doğruların bir iktidarın yapması zorunlu “icraatların” önüne ya da arkasına sıralanarak söylenmesi sonucu değiştirmez. Bu karne ile Erdoğan 21. Yüzyıl’da geçer not almaz! Abdülhamit’i bilemem ama Erdoğan’ı da (kendi benzetmeleriyle) asla “Alparslan, Fatih ya da Gazi Mustafa Kemal” yapmaz! 28 Ekim 2022, İstanbul Necdet Saraç

Bir cevap yazın